Hangi uyku hastalıkları iş ve trafik kazalarına yol açabilir?

Uyku süresinin azalması ile şekillenen uykusuzluk hastalıkları ve gündüz uyuklama ile seyreden aşırı uykululuk hastalıklarının iş ve trafik kazalarına yol açtığı bilinen bir gerçektir. Uzun vasıta şoförlerinde yapılan bir çalışma, 5 gece boyunca, gecede 5 saatin altında uyku süresinin, şoförlerin yarısından fazlasında, yol boyunca farkında olmadıkları ancak elektroansefalografi ile saptanan, en az 5 dakika süreli uyuklamaların varlığını göstermiştir. İş ve trafik kazalarına yol açtığı, gerek gerçek olaylara dayanan istatistikler ve gerekse çalışmalar ile kesinleşmiş uyku hastalığı uyku apne sendromudur.
Uyku apne sendromunun yol açtığı önemli kazalardan biri 1989 da Exxo Valdez petrol tankerinin, uyku apne sendromu olan ancak tedavi görmeyen 2. kaptanının yanlış komutları nedeniyle 2,5 milyar dolarlık zarara yol açan kaza, diğeri de Chernobil’deki nükleer kazadır. Japonya’da saatte 300 km’den fazla hızla giden trenin uyku apne sendromlu makinisti uyumuş, tren oto pilotta olduğundan Okayama istasyonunda kendiliğinden durmuş, ama istasyon yetkilileri makinistin uyuduğunu, trenin istasyondan 100 metre önce durduğunu görünce anlamışlardır. Makinist 10 dakikadır uyuduğunu itiraf etmiştir.
Yapılan çalışmalar, uyku apne sendromu olanlarda, olmayanlara göre 6 kat artmış iş ve trafik kazası riski olduğunu göstermektedir. Risk, uyku apne sendromunun şiddeti arttıkça, daha da artmaktadır. 4002 sürücüde yapılan bir çalışma, gün içinde uykululuk hali olanların, olmayanlara göre 13 kat fazla kaza yaptıklarını ve bunların nerdeyse tümünde horlama ve gece nefes durmaları olduğunu göstermiştir.
Amerika Birleşik Devletlerindeki istatistikler, trafik kazalarının ilk 3 nedeni arasında, uyuklama sonucu kazaların gerçekleştiğini göstermektedir. Avrupa’da 10 ülkede (Belçika, Finlandiya, Fransa, Almanya, Macaristan, Hollanda İspanya, İsveç, İngiltere, Polonya), uyku apne sendromunun varlığı sürücü belgesi açısından sakınca arz eder. Uyku apne sendromu saptanan kişiler eğer tedavi edilmezlerse, sürücü belgeleri ellerinden alınır. Ülkemizde 2006 yılında çıkan ve Resmi Gazetede yayınlanan “ SÜRÜCÜ ADAYLARI VE SÜRÜCÜLERDE ARANACAK SAĞLIK ŞARTLARI
İLE MUAYENELERİNE DAİR YÖNETMELİK” de, obstruktif uyku apne sendromu, sorgulanması gereken durumlar içinde yer almaktadır. Bu yönetmeliğe göre;
a) Her sürücü adayına uygulanacak anketin incelenmesi sonucunda horlama, tanıklı uyku apnesi ve/veya yoğun gün boyu uyuklama hali olup ilgili uzman hekim tarafından Obstrüktif Uyku Apnesi Sendromu olduğu düşünülen adaylardan polisomnografi raporu istenir. Profesyonel ehliyet talep eden 45 yaşından büyük ve vücut kitle indeksi 25 ve üzerinde olanlardan ise mutlaka polisomnografi raporu istenir (Bu kişiler çalıştıkları sürece her sene bu testi tekrarlamak ile yükümlüdürler.)
b) Polisomnografi raporuyla apne/hipopne indeksi 15’den yüksek olanların profesyonel ehliyet alabilmeleri için medikal ve/veya cerrahi müdahaleler ile indeksleri 15’in altına inmeli ya da sürekli CPAP veya BPAP kullanmalıdırlar. Tedaviye hasta uyumu ile birlikte semptomların kontrol altına alındığının ve/ veya apne/hipopne indeksinin 15 veya altına indiğinin ilgili uzman hekim tarafından rapor ile tespit edilmesi halinde ve yıllık kontrol muayeneleri şartıyla ehliyet verilebilir. Aksi taktirde her iki gruptaki adaya da sürücü olur raporu verilmez veya verilmiş olan sürücü belgesi geri alınır.